Image
Temmuz 30 2017 19:00

isimsiz kedinin hikayesi...

           Efendim az şey mi? Zayıf, cılız koruyanı kollayanı ilgi göstereni teveccüh edeni olmadığı halde o yumruk büyüklüğünde ki yaratık tam bir sene boyunca o hali ile yaşıyor. Ne kadar sıkıntı çekti ne kadar itildi kakıldı, aç mı kalmadı soğukta mı kalmadı ne kadar hor görüldü Allah bilir, yinede bütün bu zor şartlar onun direncini kırmıyor yılmıyor ve seneyi devriyesinde nur topu gibi iki yavru yapıyor.

Şimdi kendisi bir sene önceki halinden daha gürbüz iki tane yavruya bakıyor ve onlara kol kanat geriyor. Kendisinin annesiz yetişmesi yine annelik dürtülerini etkilemiyor ve birbirinden sevimli iki yavru ile güle oynaya yaşıyorlar.

Şimdi tekrar soruyorum az şey mi?, yukarda yazdığım hikayenin kahramanı bir insan olsa hepimiz ayakta alkışlardık. Ancak mesele avuc büyüklüğünde olan bir kedi olunca daha mı az önemli oluyor? Bugün insan ırkının geldiği noktayı düşünürsek aslında kat be kat muhteşem bir şey ve dikkatle nazar edildiğinde ders alınacak pek çok hikaye var bu meselede.

Doğduğu andan itibaren korunun şefkat ve ilgiliyle yetiştirilen senelerce eğitim almasına ve canlılar familyasının en zeki yatatığı olmasına rağmen bir  insan bu kediciğin karşılaştığı sorunların %10 değil %5 ile karşılaştığında deprasyona girmekte, bunalıma girmekte ve hatta intihar etmektedir.

Bütün bunları yapması yetmezmiş gibi dünyayı pek çok kez bir kan gölüne çevirmesi en adi bir menfaat için başka  canlıları / insanları katletmesi… vesaire vesaire gerisini biliyoruz zaten…

Biz yinede bir insan dünyaya geldiğinde ailesini kutlarız, şenlikler yapar, çocuğa altınlar takarız vesaire fakat doğan bu çocuk insan olduğu için kötü olma potansiyeli var, diğer canlılara zarar verme olasığı hatta bir diktatör olma olasılığı var ve bütün bu olasılıklar karşısında hiç kimseye zararı olmayan, tek derdinin yemek uyumak ve oynamak olduğu yaratılışında ve içinde kötülük bulunmayan bu yaratığın bu başarısına sevinilmez mi?

          Mesele üzerinde biraz daha kafa yormaya davet ediyorum, İnsanın bence en bariz en belirgin vasfı kibirli olmasıdır. İster insanın evrimleşerek bu forma geldiğine inanın, ister benim gibi yaradılışta insan olduğuna inanın bu neticeyi değiştirmez “insan olarak doğmak elimizde değil” biz bu tercihi yapamıyoruz.

Dolayısı ile bizim bir kediden yada başka bir canlıdan ne üstünlüğümüz olabilir ki? Kedi olmayı o seçmedi, insan olmayıda biz seçmedik.

Bugün her tür ırkçılığa ve faşizme karşı olduğumuzu söylüyoruz ancak en temel davranışımızla bu söylemi çürütüyoruz. 

Sonucu olduğu tercih üzerinde, herhangi bir tasarrufu olmayan kişinin sonuctan kendine pay biçmesi kadar saçma ne olabilir ki?

 Evet bizim inancımıza göre insan “Eşref-i mahluk” tur (İsra – 70) ancak bu onun karar verme tasarrufuna sahip olması ve doğru kararları alması halinde varabileceği  noktadır.

Şunuda eklemek istiyorum insanın en şerefli varlık olma potansiyeli olduğu gibi yaratılmış en aşağılık olma potansiyelide var (Tin süresi) ne yazikki bugün ibre negatif göndedir.

 

        Bu kadar kelamdan sonra bir hikaye ile yazımı bitirmek istiyorum.

Efendim dervişin biri Seyru-Süluk(manevi yolculuk)  yapmaktadır, omzunda keşkülü(dervişin ceviz sandığı, genelde kabak yada hindistan cevizindan yapılan kap/sandık) elinde asası ile bir çöplüğe denk gelir.  Maksadı eski püskü de olsa bir parça bez bulup yırtılan hırkasını yamamak mış. Çöplükte sağı solu arşınlarken, çöplüğü karıştıranın sadece kendisi olmadığını, köpeğinde bir kemik yada yiyecek bir şey bulma umidiyle  çöpü eşelediğini farkeder. Fakat zavallı köpek dervişi gördüğünde tedirgin olup dervişe havlar. Derviş köpeğin ona havlamasına epey kırılır ve  söylenmeye başlar.

-Efendi bana niye bapırıyorsun ki? Nasılki sen yemek bulmak istiyorsun bende bir parça bez bulma derdindeyim.Sakın beni kendinden aşağı görne ikimizde aynı seviyedeyiz bu yüzden de bana bağırmana gerek yok? diye köpeğe söylenir . 


dervişin ne yaptığını siz düşüne durun ne yapmadığını ben yazayım, “hoşşt” demiyor, taş atıp kovalamıyor, “köpek bana havladı” diye düşünmüyor, “ben köpekten üstünüm demiyor”

işte kediciğin ve yavrularının resimleri :

Blog image

 

 

Blog image

 

 

Blog image

 

 

 

2015 : memet tayanç